19 Ocak 2011 Çarşamba

Vatanı ve Ata'yı Savunmak / Atila Girgin


VATANI VE ATAYI SAVUNMAK

Uğrunda ölünen topraksa
Vatan,
Vatan Çanakkaleyse Sakaryaysa,
Edirneyse Karssa, Vatan.
Vatan Sarayköyse Çal’sa,
Tüm Anadoluysa Vatan.
Ve tehlikedeyse eğer Vatan,
Vatanı savunacaksın.

Müftü Ahmet Şükrü, Müftü Ahmet İzzet,
Tokatlı Emin Aslansa Atan,
Doktor Salih Tevfik, Yüzbaşı Tevfik Bey,
Tahsildar Yusuf Efendiyse Atan,
Vatan savunması yapan
İsimsiz kahramanlarsa Atan,
Atanı savunacaksın.

Ve uğrunda ölünen Vatanı,
Vatanı uğrunda ölen Atanı,
Ve onların anılarını,
Ve onların ideallerini,
Ve inançlarını savunacaksın,
Her şeye karşın,
Her şeye rağmen.

Tehlikedeyse Vatan,
Ve de savunmasız,
Ve isteksizsen sende eğer,
Ve körelmişse belleğin,
İşte büyük felaket.
Gitti demektir Vatan,
Yitti demektir Atan.

Tehlikedeyse Vatan,
Savunmadaysan sende eğer,
Ve istekliysen,
Ve diriyse belleğin.
Korkmaya ne gerek
Özündeki cevher
Olacaktır sana rehber.

Ve uğrunda ölünen Vatanı,
Vatanı uğrunda ölen Atanı,
Ve onların anılarını,
Ve onların ideallerini,
Ve inançlarını savunacaksın,
Her şeye karşın,
Her şeye rağmen.

Atila Girgin
09 / 03 / 2009 / İzmir

1 Ocak 2011 Cumartesi

24 Mayıs 1919 / Sarayköy Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi Dedi ki:

24 Mayıs 1919 Çarşamba günü ilçemizin ileri gelenleri tarafından etrafa haber gönderilerek yapılan toplantıda yapılan görüşmeler ve bir and içimi ile ilgili bir hatırat.

Toplantıya katılan halk, Düşman çok yakında, bize ihanet etmişler, boşuna kardeşçe yaşamışız, haksızca yaptıkları her türlü tecavüzleri unutuyorlar, utanmadan da tak kuruyorlar, mücadele etmeliyiz. Fakat silah, cephane yok. Şeklinde konuşmalar yapılmakta iken Müftü Ahmet Şükrü Efendi karşıdan görünüyor. Müftü geliyor, müftü geliyor diye topluluk avazı çıktığı kadar bağırıyor.

Müftü Ahmet Şükrü Efendi gelerek meydanlıktaki Zincirlikuyu üzerine çıkarak gür sesi ile bağırıyor; “ahali ahali, boşuna konuşuyorsunuz, boşuna bekleşiyorsunuz, bilmiyorsunuzki kafirler kapımıza dayanmış, bizleri köle yapmak, vatanımızdan atmak istiyorlar.” Demesi üzerine; halkta “ Bizler bunu biliyoruz Müftü efendi, ne yapalım asıl sen bunu söyle” Müftü Efendide; “Aziz arkadaşlarım tek çare bizim için mücadeledir. Bu bizim üzerimize farz olmuştur. Taşlada olsa, sopa ilede olsa mücadele farzdır. Ahali düşmanın ayağı altında ne namaz kılınır, kılınan namazdan da ne hayır gelirki. Kısacası mücadele, mücadele. Eli silah tutan Şubeye koşsun, eli silah tutan Bayrağımız altına koşsun, cepheye arkadaşlarım, cepheye, ben ömrümü kafi görüyorum, kefeni boynuma, şehitliği göze aldım. “ Topluluk: “Bizde her şeyi göze aldık hoca efendi” Müftü Efendi: “ Haydi öyleyse, hepimiz cepheye” diye bağırarak, durun ahali, aslan kızanlarım, sözümüzü yerine getireceğimizi and içelim” Topluluk: And içelim. Ne istersen yapalım. Müftü: Benim ağzımdan çıkanları sizlerde tekrarlayın.

“Vatan için, millet için, namus ve fazilet için, kefeni boynumuza, şehitliği göze aldık. Ölmek var, dönmek yok, sonuna kadar çarpışacağımıza and içiyoruz”

Andın içilmesinden sonra Halk cepheye gitmek üzere Hasköy ve Karataş istikametine koşmuştur. Müftü Efendi; “ Allah cümlenize vatan bağışlasın, kazanız mübarek olsun, koşun, koşun, durmayın, bende geliyorum” diye arkalarından bağırmıştır.

Kaynak: Emin Hayrettin Helvacılar

(Not: Sarayköy Belediyesi Emekli Başkatiplerinden Yakup Helvacıların notlarından ve hatıratından yararlanılmıştır.)

26 Ağustos 2010 Perşembe

Ulusal Egemenlik / Atila Girgin

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Yapay Özgürlük / Atila Girgin

YAPAY ÖZGÜRLÜK

Dediler ki özgürsünüz

Soğuk savaş bitti.

Evrensel değerler geçerli

Yöresel zorbalıkta bitiyor

Özgürsünüz artık özgür.

Tüketim serbest alabildiğince

İstediğince seyahat de öyle.

Gönlünüzce bir yaşam

Serbest artık sürdürebildiğince

Özgürsünüz artık özgür.

Komşu bakkal kapattı dükkânı

Komşu kasapta öyle

Mahalle manavı da oldu sokak satıcısı

Dört tekerlekli arabasıyla

Onlar da özgür artık, onlar da özgür.

Yeni bir yaşam dayatıldı

Özgürsünüz artık diyerek

İnsanlar ya işsiz ya da ucuz iş gücü

Küresel ve yerel egemene.

Açlıklarıyla artık onlarda özgür.

Diyor ki küresel egemen

Ya kurallarıma uyarsın ya da kurallarıma

Bak sana ne seçenekler sundum

Ya kurallarıma uyarsın ya da kurallarıma.

Özgürsünüz artık özgür.

Diyorlar ki özgürsünüz

Evrensel değerler geçerli artık

Büyük düşünün büyük

Terk edin yerelliği

Özgürsünüz artık özgür.

Küresel despotlara inat

Yapay özgürlüklere karşın

Umut özgür düşüncede

Özgür insanda umut.

Umut sende canım kardeşim.

Atila Girgin  

29 / 07 / 2009 / İzmir

Uzaktali Dosttan Mektup Geldi / Atila Girgin

UZAKTAKİ DOSTTAN MEKTUP GELDİ

Bir mektup geldi uzaklardan

Uzaktaki bir dosttan.

Sıcacık söylemleriyle

Isıtıyor içini insanın.

Geleceğe umutla bakan

Zorlukları birlikte göğüsleyen

Çoşkularıda paylaşan

Dostları soruyor bir bir.

Sil artık onları

O tatlı anılardan.

Artık çok değiştiler

Senin gibi değiller mi desem.

Kimisi güncel çıkar

Kimisi düşüncede

Değişerek geliştiler,

Gelişerek dönüştüler mi desem.

Ne desem nasıl desem

Ne yazsam nasıl yazsam

Ah bir bilsem

Bir bilebilsem.

Atila Girgin

02 / 08 / 2009  /  İzmir

10 Haziran 2009 Çarşamba

Düşün Biraz / Atila Girgin

Düşün Biraz

Düşünmek insana özgü,

Çevreni sarmalayan

Neden niçin nasılı

Düşün biraz.


Bilincini ışıtacak

Yolunu aydınlatacak

Neden niçin nasılı

Düşün biraz.


İnsanoğlu düşünür

Düşünmeyen güdülür

Güdülmek sürüye gerek

Düşün biraz.


Güdülenlerdensen eğer

Ve de kabüllenmiş,

Yapılacak fazla şey yok

Söylenecek sözde.


İnsana özgüdür kardeşlik

İnsana özgüdür dostluk

Dostluk insana yaraşır

Dostluğun adı kardeşlik.


Düşünmek insana özgü,

İnsan olmanın erdemini,

İnsan kalabilmenin yöntemini,

Düşün biraz.


03 . 06 . 2009 / İzmir