30 Ocak 2011 Pazar

Farklı Bayan Tipleri: Bayan HARBİ KIZ, Bayan CİYAK CİYAK

Bayan `HARBİ KIZ` Şunları söyler:
`Ahh boks maçına bilet mi aldın! Harikasın beee!!!`
Halk arasında Şu isimlerle bilinir: Delikanlı Kız, Bacı.
Avantajları: Kafadengi, eğlenceli.
Dezavantajları: Bu tipler genellikle erkek gibi yapılı güçlü kuvvetli olurlar. Kafasını bozarsanız, hakkınızda hayırlısı olsun...

Bayan `CİYAK CİYAK` Şunları söyler:
`Seni serseeeeeeem!!!! Gel burayaaa!!! Çabuk söyle bu saate kadar
nerdeydiiiiiinnnnnnnn?
`Halk arasında şu isimlerle bilinir: Cadaloz, Başbelası.
Avantajları: Kendince size ilgi gösteriyor işte daha ne :)
Dezavantajları: Sürekli kafanıza bişeyler fırlatır, uçan tekme savurur, her
tarafınızı paralar.

Değişik Bayan Tipleri: Bayan DONUK, Bayan RÜYA KIZI

Bayan `DONUK` Şunları söyler:
`Ne anlıyosun bu çizgi filmlerden, bu abuk fıkralardan, karikatürlerden?
Ne çocukça şeyler bunlar..`
Halk arasında şu isimlerle bilinir: Ruhsuz, Soğuk, Buz Kalıbı.
Avantajları: Hayatınızda olduğu sürece, arkadaşlarınızın sizin için
endişelenmesini sağlar.
Dezavantajları: ...tabii `arkadaş` diye bişeyiniz kalmışsa

Bayan `RÜYA KIZI` Şunları söyler:
`Seni herşeyinle çok seviyorum benim yakışıklı, akıllı, tatlı sevgilim!
Seninle çılgınlar gibi sevişmek, seni çok mutlu etmek istiyorum!`
Halk arasında şu isimlerle bilinir: Tanrıça, Kanatsız Melek.
Avantajları: Eğlenceli, akıllı ve eşsizdir.
Dezavantajları: Ya hiç karşınıza çıkmaz ya da karşınıza çıktığında çok
geçtir.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Sakın pes etme / Don't give up / İki kurbağa

Sakın Pes Etme (İki kurbağa)

İki kurbağa, süt dolu bir kazana düşmüşler. Kurbağalardan biri bakmış ki çırpınmak, çabalamak nafile; ölüm kaçınılmaz. "Nasıl olsa kurtulmak mümkün değil" diye düşünmüş ve kendini bırakıvermiş. Arkadaşının boğulduğunu gören ikinci kurbağa ise çırpınmaya devam etmiş. Bacaklarını vuruyor, oradan oraya yüzüyor ve var gücüyle kurtulmaya çabalıyormuş.

Bizim kurbağa o kadar çok çırpınmış, o kadar çok dövünmüş ki bir süre sonra sütün yüzeyinde bir yağ tabakası oluşmaya başlamış. Çünkü kurbağanın bacakları bir yayık görevi görüyormuş. Yağ tabakası giderek kalınlaşmış ve kurbağanın hayatı kurtulmuş.

Bu kıssadan çıkarmamız gereken birinci hisse şu: Kurbağa çırpınmaya başladığı zaman, sütün üzerinde bir yağ tabakası oluşturabileceğini bilmiyordu. Sonunu düşünmeden kendisini kurtarmak için çabaladı ve bu bilinçsiz çabası sayesinde kurtuldu. İkincisi hisse ise şöyle: Eğer ilk kurbağa da hemen pes etmeyip çırpınmayı sürdürseydi, hem kendini kurtaracaktı hem de iki kurbağanın çabasıyla süt daha çabuk yağ bağlayacaktı. Demek ki durum ne kadar kötü görünürse görünsün, hayatta ve ayakta kalma refleksini sürdürmemiz gerekiyor. Belki de önümüz, şu anda göremediğimiz fırsatlarla dolu. Peter Gabriel, "Don't give up!" diye şarkı söylemiyor muydu! Yani "Sakın pes etme!" diye.

Çok geç artık onu bulamayacaksın bir daha / JORGE LUIS BORGES

..... Son kez mi?

Biliyorum, biri çıkıp şöyle diyebilir günün birinde sana, tam da gerçeği söyleyerek:

Parlak ayı görmeyeceksin artık, tükettin yazgının sana bağışladığı fırsatların toplamını.

Tüm pencerelerini açsan da dünyanın, boşuna. çok geç artık.

Onu bulamayacaksın bir daha.

Yaşamımız boyunca keşfeder ve unuturuz o alışılmış güzelliğini gecenin.

Biliriz, göktedir hep ay.

Oysa iyi bakmak gerekir ona.

Kim bilir, belki de sonuncusudur!

Ay .şiirinden

JORGE LUIS BORGES

(24 Ağustos 1899-14 Haziran 1986)

Hinliğinde Böylesi

Hinliğin de Böylesi:

Yaşamda her şey insan başına diye bir söylem vardır ya, işte benzeri bir durum.

Hani yine bir söylem vardır ya, “Bu kadar da olamaz ya” dedirten bir durum. İşte öyle bir şey.

Fazla söze ne gerek, fotoğraf karesindeki öyküyü hele bir okuyuverinde, kararı siz verin.

28 Ocak 2011 Cuma

Yalanın Bini Bir Para / Atila Girgin

Yalanın Bini Bir Para

Birileri hemen oradan söze atılıp, “Hadi oradan sende yalancı” deyivermesin hemen.

Ölçüsü kuruşmudur, metelikmidir, sikkemidir, liramıdır, hani o kadar da önemli değil. Her neyse onun bedelini ödemek de değildir sorunumuz. Yeter ki yalanımız olsun kendimizi birilerine karşı savunma adına.

Alışkanlığımızdır yalan, günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçasıdır aynı zamanda.

Anlayacağınız o kadar çok yalanımız var ki günlük yaşamda. Çoğumuz farkında olmadan bile söyliyiveririrde “aaa benmi söyledim” deyiveririz yüzümüze vurulunca.

İnanmıyorsanız fotoğraf karelerindeki yalanlarımızı okuyuverin üşenmeden, ne demek istediğimi daha kolay anlayacaksınız. Sizi gidi yalancılar sizi, hak verdiniz bana değimli?

İkinci Bahar / Atila Girgin

İkinci Bahar:

Yaşam kimileri için her yaşta güzel.

Kimileri içinse zormu zor. Dayan dayanabilirsen. Kız öfkelen birilerine, ama kime. Patronamı?, amirine mi ?, evde karına mı yada sözünü dinletemediğin evladına mı ? Kız birilerine ama kime?

Her neyse, sizlere bu fotoğraf karelerinde kızanları değilde, yaşama gönlünce tutunabilmiş şanslı insanlarımızdan kareler sunmak istedim.

Onlar yaşamlarının ikinci baharındalar ve oldukçada şanslılar. Dünya kaygılarının çoğuyla baş edebilmiş ve sağlıklı bir şekilde de bugünlere gelebilmişler.

Ne diyelim. Darısı herkesin başına.

Dost kalın, dostlukla kalın.