23 Aralık 2008 Salı

Spor'u Seviyormuyuz?

Sporu Seviyor muyuz?..

Erdal Atabek - Cumhuriyet - 23.08.2008

Gazeteler sayfalarca spor haberi veriyor, yorumlar yayımlanıyor.

TV'ler sayfalarca spor yayını yapıyor.

Demek ki toplum spor olaylarını izliyor.

Ama toplumumuz sporu seviyor mu? Kanımca hayır.

Bizim toplumumuz sporu sevmiyor.

Çünkü, sporu yapmıyor, sadece izliyor.

Bireysel sporlarla hiç ilgilenmiyor.

Atletizm, bisiklet sporu evrensel bireysel sporlar bizi hiç ilgilendirmiyor.

Ata sporu dediğimiz okçuluk, Cirit atma, at sporu bile ilgi alanımızda değil.

Biz neyi seviyoruz?

Sporda birinci olmayı seviyoruz, ma­dalya almayı seviyoruz.

Bu, sporu sevmek değildir.

Bu, sadece en üst derecede başarıyı sevmektir.

Hem de kendi erişemediği başarıyı sporcudan beklemek demektir.

Takımı rakibini yenecek, o da sevinecek.

Hayattaki bütün başarı hevesi için sporcusuna vekalet verecek.

Ama kendisinin bir çabası olmayacak.

Aslında kendisinin bir hedefi de olma­yacak.

Yaşamının planı programı olmayacak.

Yaşamının etabı, antrenmanı, hazırlığı, kondisyonu, performansı olmayacak.

İşi gücü tuttuğu takımı adım adım ta­kip etmek olacak.

Sporcuları başarılı olacak, o da sevinecek.

Havalara zıplayacak, caddelerde koşacak, bağıracak, çağıracak.

Ama kendisi spor yapmayacak.

Kendini hiçbir sıkıntıya sokmayacak.

Kolay tarafından başarının tadını tadacak.

Bu, sporu sevmek değildir.

Onun için de devşirme şampiyon adayları buluyoruz.

Onların sırtından sevinmeye çalışıyo­ruz.

Satrançtaki başarılarımıza da iki satır yer vermekle yetiniyoruz.

Daha çok yolumuz var, çok.

Spor da her şey gibi bir bilinç sorunudur.

Ne aradığını bilmeyenler alacakaranlıkta koşuşup dururlar...

Üst tarafı da oyalamadır, oyalanmadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder